Ana içeriğe atla

31 Ekim 17

Merhaba günlüğüm
Dün kemalime bir çocuk olarak yeniden başladım
Bugün büyüdüm biraz günlük tutuyorum
Kalan günlerimin en genç günündeyim artık bende
Hem Ahmet dedi ki bana,
"Yaşasaydın topuklarını ovardım"
Ne çok ihtiyacım vardı yalnızlığımda
Yağmurlar çağırmazdı o vakit beni sabahlara
Ne çok kağıt israf ettim ilk günden
Yok dedim yağmuru çağıracak buruşturup attım gene
Özür dilerim
Yetinemediğim kadar başaramıyorum da
Yalan söyledim
Hiç bir kağıdı buruşturup atmadım
Hem incitemem ki hiç bir ağacı
Çok alçak oldu dünya biliyor musun?
Bu zamanlarda soğuk ekranlara diziliyor kelimeler
Gerçekliği yüzüme vurma ne olur günlüğüm
Ben onu öyle seviyorum
Hem sermayemiz şiirler diye hayal de mi kurmayalım
Ahmet ne yapıyordur?
Sabahları erkenden kalkıyor mudur?
Yook ben bir duyum aldım günlüğüm
Benim bulunduğum yerde yıldızlardan bir şeyler kaçmıyor
Yağmur yağdığında dolunayı gözlüyormuş sabahlara kadar
Gözyaşlarını bir fincanda şekersiz içiyorum
Alışmalıyım artık günlüğüm bak dolunay dönüyor hilale
Hilal dedim de
Sen hiç cenneti özledin mi günlüğüm
Ben Ahmet'i özlermişcesine özlemiştim bir keresinde
Sarılıyorum cennete öyle uzunca bir süre değil
Cennet cennet cennet
Defalarca tekrarlayınca anlamını yitiriyormuş gibi kelimeler
Cennet
Hem dünyaya da başka bir gezegenin cehennemi diyorlar
Ya işte günlüğüm ayaz geliyor ayaz
Ahmet sunamayacak fesleğen kokulu elleriyle yaban mersinlerini
Ama bahar gelecek yine günlüğüm biliyorum
Ben yaşasaydım topuklarımı ovardı
Bahar gelecek yine günlüğüm
Topuklarımı ovamayacak belki ama topuklarını ovacak sahiplendiği ırmak
Teninin tuzuyla büyüyecek çınarlar
Başaramıyorum günlüğüm
Bu benim bir günlüğüm değil günlüğüm, son günlüğüm

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hastayım ben biliyor musunuz bayım? İhmal etmiyorum dolunayı Belki bir şiir yaşıyorum Belki deva değil ilaç Bir şiir, bir dize Bir fesleğen gölgeliyor mızıkamı Sevmiyorum artık diyorum Bozkırı ortasıyla Özlemiyorum artık Dolunay çekiminde hayatı Gel-git'leriyle kaldı güvende parklarımız - Didem Madak

Açıldı kapı şaha giderim

Bugün hiçliğim parselliyor coğrafyamı İki kişi incirimi söküyor Gördüm Babam! Diyorum ki sök sökeni. Dört köşemde bir yanım güneş Kanlı hançere cesaretsizim Oysa özlemimdir Bahadırı bir caddede sökmeye Adaşım diyor. "Şu mermi içimi delmeseydi eğer Seni alıp götürecektim." Ben miyim can telaşında? Ardıma bakmaktan utandım artık Sağ elim göğsümde şaha giderim ...