Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Açıldı kapı şaha giderim

Bugün hiçliğim parselliyor coğrafyamı İki kişi incirimi söküyor Gördüm Babam! Diyorum ki sök sökeni. Dört köşemde bir yanım güneş Kanlı hançere cesaretsizim Oysa özlemimdir Bahadırı bir caddede sökmeye Adaşım diyor. "Şu mermi içimi delmeseydi eğer Seni alıp götürecektim." Ben miyim can telaşında? Ardıma bakmaktan utandım artık Sağ elim göğsümde şaha giderim ...

Kasım 23

Merhaba günlüğüm Bu sabah boğazıma dizilen o kadar kelime vardı ki Alnımı alıp geldim Buralarda dört mevsim yaşanabiliyoruz biliyor musun? Mart , Haziran, Ekim, Aralık.. Şşşş "Ben bir günlüğüm!" diyeceksin Hak veriyorum günlüğüm özür dilerim. Yetinemediğimi söylemiştim affet. Elimde değil inan kurtulamıyorum aklımdan Bir ezgi çağlıyor bugün affet. Haziranda bir ezgim. Babam gibi tınıyor Oysa müzisyen değilim ben Ahmet! Bir kuzeylinin güney şarkılarına hasretiyim ben Ya da bir güneyli sahra çölüne doğmuş Mülteci derler adıma! Bu dünya benim memleket Ahmet Muhacirim.! Hesapsız yaşıyorum inan Temmuz sularında bir mızıka alıyorum yakamozlara Denizin derin sularında yüzsün diye ezgilerim Hesapsız kim bilir kaç lisan duydum Kaç güneş yükseldi kaç güneş battı üzerime Ayaklarımda denizin tuzuyla uyudum Belki kıskandım ama Nazar değmiş mızıkam baş ucumda
Siz hiç peygamber gördün mü? Ben bir kere gördüm Oturdum ağladım Cenneti istemediğime mi ağladım dersiniz Öyle değil aslında Sarılmak isteğimden Siz hiç hayatı kazanmak istediniz mi tekrar? Ben de bir kere istedim Kaleme sarıldım muhayyer makamında ikinci kısım birinci dizeden Ah! O can kenarı ağır mirasım Biliyorum ki Hazin ve umutsuz çabalarıma Merhem feryadım! Küfre de imana da sebep
Merhaba günlüğüm, Son günlüğüm demiştim yetinemedim yine merhaba günlüğüm Bugün dişlerimin arasında bir folyo ezildi Bir mızıka ezgisi gibi çağladı kırıltısı Kırılırken folyonun metali düştü aklıma İlk gün! İlk gün demişti ki Ahmet "Siz ile ileride görüşmeyeceğiz ama biz sürekli görüşeceğiz" Ben Ahmet ile o günden bu yana görüşüyorum biliyor musun günlüğüm? Yook yok yalan söyledim inan bana günlüğüm Büyüyemiyorum inan Bir nefes alsam fesleğen kokuyor coğrafyam Sevemiyorum artık bozkırı günlüğüm Ahmet'e söyle yeni şehirler bulalım İstanbul gibi Ana gibi sevdiğim kedileri de alırız Bilmezsin bir gün düşümde tavşan edasıyla suladım Ne çok görüyorum Gördüğüm vakitlerde yalvarıyorum O'na günlüğüm Lütfen, lütfen cennetimi ayırma benden Geçen gün ortak bir arkadaşımızla bir çocuk büyüttük Küçük prensiydim ben çocukların O küçük gezegeninde kaç kez izledim gün batımını bilemiyorum İnsan hüzünlüyken izler gün batımını değil mi Ahmet?
Hastayım ben biliyor musunuz bayım? İhmal etmiyorum dolunayı Belki bir şiir yaşıyorum Belki deva değil ilaç Bir şiir, bir dize Bir fesleğen gölgeliyor mızıkamı Sevmiyorum artık diyorum Bozkırı ortasıyla Özlemiyorum artık Dolunay çekiminde hayatı Gel-git'leriyle kaldı güvende parklarımız - Didem Madak