Ana içeriğe atla

Kasım 23

Merhaba günlüğüm
Bu sabah boğazıma dizilen o kadar kelime vardı ki
Alnımı alıp geldim
Buralarda dört mevsim yaşanabiliyoruz biliyor musun?
Mart , Haziran, Ekim, Aralık..
Şşşş "Ben bir günlüğüm!" diyeceksin
Hak veriyorum günlüğüm özür dilerim.
Yetinemediğimi söylemiştim affet.
Elimde değil inan kurtulamıyorum aklımdan
Bir ezgi çağlıyor bugün affet.
Haziranda bir ezgim.
Babam gibi tınıyor
Oysa müzisyen değilim ben Ahmet!
Bir kuzeylinin güney şarkılarına hasretiyim ben
Ya da bir güneyli sahra çölüne doğmuş
Mülteci derler adıma!
Bu dünya benim memleket Ahmet
Muhacirim.!
Hesapsız yaşıyorum inan
Temmuz sularında bir mızıka alıyorum yakamozlara
Denizin derin sularında yüzsün diye ezgilerim
Hesapsız kim bilir kaç lisan duydum
Kaç güneş yükseldi kaç güneş battı üzerime
Ayaklarımda denizin tuzuyla uyudum
Belki kıskandım ama
Nazar değmiş mızıkam baş ucumda

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hastayım ben biliyor musunuz bayım? İhmal etmiyorum dolunayı Belki bir şiir yaşıyorum Belki deva değil ilaç Bir şiir, bir dize Bir fesleğen gölgeliyor mızıkamı Sevmiyorum artık diyorum Bozkırı ortasıyla Özlemiyorum artık Dolunay çekiminde hayatı Gel-git'leriyle kaldı güvende parklarımız - Didem Madak

31 Ekim 17

Merhaba günlüğüm Dün kemalime bir çocuk olarak yeniden başladım Bugün büyüdüm biraz günlük tutuyorum Kalan günlerimin en genç günündeyim artık bende Hem Ahmet dedi ki bana, "Yaşasaydın topuklarını ovardım" Ne çok ihtiyacım vardı yalnızlığımda Yağmurlar çağırmazdı o vakit beni sabahlara Ne çok kağıt israf ettim ilk günden Yok dedim yağmuru çağıracak buruşturup attım gene Özür dilerim Yetinemediğim kadar başaramıyorum da Yalan söyledim Hiç bir kağıdı buruşturup atmadım Hem incitemem ki hiç bir ağacı Çok alçak oldu dünya biliyor musun? Bu zamanlarda soğuk ekranlara diziliyor kelimeler Gerçekliği yüzüme vurma ne olur günlüğüm Ben onu öyle seviyorum Hem sermayemiz şiirler diye hayal de mi kurmayalım Ahmet ne yapıyordur? Sabahları erkenden kalkıyor mudur? Yook ben bir duyum aldım günlüğüm Benim bulunduğum yerde yıldızlardan bir şeyler kaçmıyor Yağmur yağdığında dolunayı gözlüyormuş sabahlara kadar Gözyaşlarını bir fincanda şekersiz içiyorum Alışmalıyım art...

Açıldı kapı şaha giderim

Bugün hiçliğim parselliyor coğrafyamı İki kişi incirimi söküyor Gördüm Babam! Diyorum ki sök sökeni. Dört köşemde bir yanım güneş Kanlı hançere cesaretsizim Oysa özlemimdir Bahadırı bir caddede sökmeye Adaşım diyor. "Şu mermi içimi delmeseydi eğer Seni alıp götürecektim." Ben miyim can telaşında? Ardıma bakmaktan utandım artık Sağ elim göğsümde şaha giderim ...